DERİN VADİLERDEN YÜKSEK İDEALLERE...
Dağ gibiydi o. Hayatı; kendinden emin oluşu ve inandığı değerler kadardı. Hepimize kol kanat gererdi; amcaydı, dayıydı, babaydı ve cemaatine imamdı. Biz hep onun yüzüne bakardık, o ise bize gururla bakardı. Bizi kendinden, kendisini bizden sayardı. Babacan ve müşfik bir insandı.
Çileyle Başlayan Yolculuk...
Derin vadilerin ortasında, taş ile toprağın kardeş olduğu bir köyde hayata gözlerini açtı. Yokluk ile varlık arasında, uzak köylerde binbir minnet ve mihnetle okudu. Muş’ta İmam Hatip Lisesinde okurken; pansiyonlarda ekmek bulduğunda çorba, çorba bulduğunda kaşık bulamadığı günleri oldu. Ama yılmadı; geleceğini o zor günlerin içindeyken tasavvur etti.
Memuriyet hayatına erken yaşta, bir imam hatip olarak başladı. İlk görev yeri, ileride hayatının çınarı olacak olan Diyarbakır'ın Çınar ilçesiydi. Vardı bir bildiği, vardı onun da yüreğinde bir sevdası... Hiç durmadı, hemen yola koyuldu; sağında solunda kim varsa onları da yanına aldı. Mahzun kalmış bir davayı yüceltmek için ömrünü ortaya koydu ve başarılı da oldu. Yol arkadaşlarıyla yola revan olurken çilenin kaçınılmaz olduğunu biliyordu; buna rağmen asla geri durmadı. Zaten davası da o kutlu Nebi’nin (s.a.v.) çile yolu değil miydi?
Bingöl Yılları ve İmtihanlar...
Davasının dallanıp bereketlenmesini istiyordu. Suların birleşip göl, göllerin ise Bingöl olduğu o diyara gelirken heybesinde tevazu ve ilim vardı. Önündeki yıllarda kaçamayacağı dikenli ve çileli bir yol uzanıyordu. Rızkın onda dokuzunun ticarette olduğu düsturuyla iş hayatına atıldı ve bu alanda da hepimize örnek oldu.
Çileyi bizzat yaşayarak bize öğretti. Nurdan bihaber olanlar onu hep takibe alıyordu ama o hiç çekinmiyordu. Her cami köşesine bir rahle kurmuştu; Allah ve Resulü’nü anlatmak ona huzur veriyordu. Bu hal, kimilerine ise sadece rahatsızlık veriyordu. Şer odakları boş durmuyor; sürekli takip ediliyor, türlü bahanelerle ifadeye çağrılıyordu. O ise dar alanda dahi üretmenin ve faydalı olmanın gayretindeydi. Nezarethanelerde soğuk geceler geçirdi ama yine de yılmadı. En son 28 Şubat mağduru olarak, yine bir şubat ayında, on üç ay boyunca zindanlarda tam bir tevekkülle bekledi.
Kırılmayan Bir Gönül ve Veda...
Cemaati olmayan uzak diyarlara sürgün, bir nevi mobbing, onun davasına olan sadakatini perçinliyordu.
Cezaevi yılları, gördüğü baskılar ve elinden alınan memuriyetine rağmen yaşadıklarından dolayı kimseye kırılmadı, kimseden şikâyetçi olmadı. Ne kırdı ne de kırıldı; hakkını Rahman’a havale etti. "Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı" diyerek kişisel hak arama derdine düşmedi.
Derinleşmiş göz çukurlarına koca bir hayat sığdırmış, alnındaki çizgilerde hepimize ait bir hikâye saklamıştı. Yol gösterir, yol açardı; o candan bir babaydı. Daima iyiliği emreder, kötülükten sakınmamızı öğütlerdi. Bir ömür harcadı; tam da harcanması gereken o yüce dava uğruna...
Yine bir şubat ayında, kışın en sert olması gereken zamanda, içimizi ısıtan bir ilkbahar kokusuyla; bir tepenin meşe dalları arasına gömülüp Rahman-ı Rahim’e göç etti. Biz ondan razıydık, Allah da ondan razı olsun.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Güle güle canımız, güle güle kıymetlimiz... Dâr-ı bekâda görüşmek dileğiyle.
Kalemine yüreğine sağlık
YanıtlaSilOkurken gözyaşlarıma hakim olamadığım bir metin kalemine yüreğine sağlık …
YanıtlaSilKalemine sağlık
YanıtlaSilyaşayınca koca bir hayat dediğimiz şeyin aslında ne kadar da az bir vakit olduğunu, yaşamak için yaşanmaması gerektiğini bir ideal uğruna yaşanması gerektiğini insanlara hayatı ile örnek olarak sunan bir çınarın ardından…
YanıtlaSilMekânı Cennet, makamı âli olsun.
SilŞubatın ayazında içimizi ısıtan bir bahar kokusuydu onun ömrü.Muş’un yokluğundan Bingöl’ün vefasına, Diyarbakır’ın yollarından zindanların sabrına uzanan bir hayat... O, cemaatine imam, evlatlarına baba, davasına ise kalkan oldu.Şimdi meşe dalları arasında, sevdalısı olduğu Rabbine kavuştu. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin, biz ondan razıydık...
YanıtlaSilEline emeğine sağlık, kalemine sağlık
YanıtlaSilAllah rahmet eylesin mekanı cennet olsun
YanıtlaSilYüksel bey yaşamadığınız bir hayat hikayesini, yaşamış gibi yoğun duygular ile yazıya dökmeniz harikulade.Okurken gözlerimiz nemlendi, yüreğimizde ince bir sızı oluştu.Allah rızasını kazanmak için düçar olduğu dünyalık zahmeti, ahirette tacı olsun.Dolu dolu yaşanmış bir ömür ne güzel,ne mutlu... Mübarek olsun düğünü, bayramı vuslata ermiş,sevgiliye kavuşmuş.Mekanı cennet olsun.
YanıtlaSil