Dijital Esaret ve Kelimelerin İntiharı
Hepimizin ortak esaret alanı olmaya başladı avuçlarımızın içine sığan o akıllı telefonlar, tabletler... Geçenlerde bir seyahat esnasında uçak koltuklarında oturan yolcuları gözlemledim; istisnasız herkes ya cep telefonuyla uğraşıyor ya da uğraşmaya hazırlanıyordu. Ciddi bir tefekkür kriziyle karşı karşıyayız. Eskiden toplu taşıma araçlarında, otobüste, uçakta ya da gemide seyahat ederken yanımızda, karşımızda mutlaka basılı bir kitap okuyan ya da koltuğunun altında bir kitap saklayan birilerine rastlardık. Çoğumuz şahidiz o günlere. Bugün ise insanı bir köle gibi kendisine ram eden o akıllı aletler, bizi hem organize bir cahiller sürüsüne katıyor hem de basbayağı sloganik konuşmaya zorluyor. Artık cümle kurmaya, iki kelimeyi bir araya getirmeye mecalimiz yok. Gençlerin birbirine seslenme edaları "kanka", "hew" ya da anlamı meçhul kaba sözcüklerden ibaret. İnsanlığın ve dünyamızın sürüklendiği bu kültürel aşınmayı düşündükçe, kendi adıma ciddi bir korku ve endişe...