TARİH SÜMER'DE BAŞLAR, SANCISI BİZDE DEVAM EDER...
Gamında boğulduk koca feleğin, Ağırlığında kaldık dünyalık şeleğin. Ne dost kalır ne can, ne de sevdiğin; Sermayeyi taşımaz delikli eleğin. Çok şikâyet ediyor, çok ağlıyor, çok ciddi feryat figan ediyoruz. Aslında bir ceviz kabuğunu doldurmayacak kadar küçük dertlerimizi büyütüyoruz; görmemiz gerekenleri ise görmüyoruz. Karanlığa bir ışık yakmak yerine, hep galiz küfürlerle saldırıyoruz. Mevcut ortamlar çocuklarımızı bizden alıyor; onları başkalaştırıp toplumuna, örfüne, dinine, inancına ve kültürüne yabancı birer birey haline getiriyor. Hepimizin gönlü yaralı, hepimiz kırık bir kalp taşıyoruz; geçmişimizin güzel günlerine bakıp avunuyoruz. Geçmiş tarihlerde de insanlığın benzer ortak sorunlarla uğraştığını görünce, ne kadar yerimizde saydığımıza şahit oluyoruz. İnsanlığın bir arpa boyu yol almadığını, binlerce yıl öncesinden kalan Sümer yazıtlarında bile rastlıyoruz. Sümer tabletlerinde evlatların ebeveynlerine karşı umarsız davranışları anlatılırken insanın kanı donuyor. Samuel Noah ...