BUGÜN SINAV VE BABALARIN GÜNÜ

Bugün günlerden 15 Haziran...
Bugün çocuğumun sınav günü. Sekiz senede öğrendiklerini, bir çırpıda kağıda dökme ve kendisini kanıtlama anı. 
Buruk bir şekilde sınav salonuna bıraktım. 
Kızım Ahsen ile kütüphaneye uğrayıp teslim etmemiz gereken kitapları bırakıp yerine yenilerini alırken kütüphanenin icerisinde okuyucudan çok memurların olduğunu görmek acı vericiydi. Kitapları alıp kızım ile okulun bahçesine geri döndük.
   Zilin çalmasıyla içeriye bir amaç uğruna tıkatılan insan yavruları ve benim de yavrum da dahil olmak üzere tıkandıkları yerden bir cıvıltı sesiyle dışarıya çıktılar. Özgürlükleri elerine verilmiş Romalı köleler gibi. Ağlaşmalar, sevinç söylemleri, sarılmalar ve yine başka sınava hazırlık amacıyla yeni başlangıçlar...
   Merdivende oturup geçmiş hayatıma bakınca geçmiş heybemin dikişi açılmış heybe olduğunu idrak etmeye çalıştım. Zararım ziyanım olduğunu anımsadıkça boş bir ömür sürdüğümün farkına vardım ve hayıflandım.
-Çocukluğum
-gencliğim
-hedeflerim/ideallerim
-evliliğim
-eşim çocuklarım
 Bunları düşündükçe ağlamak istedim o çocuklar içerisinde, hemde çocuklar gibi. Verilen emekler karşılığında elde edilen hayal kırıklığı beni ciddi anlamda mahzunlaştırdı. Neden, neden deyip sesizce kızımın elinden tutup kendi dünyamı da yanıma alarak evimin yolunu tuttum. 
   Ve sonra farkettim ki bugün babalar günü...
Bu tarz günleri pek sevmem kutlamam dikkate bile almam. Telefonum çaldı arayan oğlum Tahir...
"Babalar günün kutlu olsun baba" dedi, içim bir sevinç ve aynı zamanda burukluk aldı. 
Sahi baba kimdi babalık neydi? Baba ihtiyaç baba dağ baba sığınak baba atılacak bir meta yada baş göz üstünde tutulacak manevî bir rehbermiydi. 
    Çocukların değer bilmeme babalara karşı pervasız davranmaları, babalarını kaale almamaları, bir baba olarak aynı zamanda tüm babalar adına beni derinden sarsıyor. Beşbin yıllık sümer tabletlerinde bile babaların çocukları hakkındaki şikayetlerinin bizimle aşağı yukarı aynı minvalde olması, biz insanoğlunun bir arpa boyu yol almadığımızın göstergesi değil mi? 


   

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DERİN VADİLERDEN YÜKSEK İDEALLERE...

sumud filosu

MANKURTLUKTAN DİRİLİŞE: KENDİ KERPİCİMİZLE GELECEĞİ İNŞA ETMEK