Gidenin ardından...

Baygın gözlerle bakmayı severdi her zaman.

Bazen alaycı o gözler, bazen sahici, bazen de anlamak için bakardı.

Annesinden almıştı sanki gözlerini, 

babasından almıştı asaletini.

Bir köyün soğuk dağlarında doğmuştu, 

ama sıcak bir dünyayı anlatırdı siması. 

Gülerken hep bir  kadının yetim evladı olduğunu unutmadı. 

Yetimdi ama asalet yuva yapmıştı her yanında.

           Bir dağın eteğinde doğan bir çocuktu, O dağın taşlarından öğrendi yokluğu, varlığı ve bilgeliği.  Bir yatılı okulda ABC derken, ilk "Salih" yazmayı öğrendi. "Salih" yazarken sahil'e kavuşmaktı amacı; öğrendikleri ile şartlar ne sahil'e nede sılaya götürecek imkâna sahip değildi.                      

          Annesine duygularını yazdığı mektubu götürecek bir posta hizmeti yoktu. Kendisi her gece melekler ile yolardı annesine duygularını. Gitmek isterdi her gece O da annesine ama  gidemezdi. Çünkü köyü kuş uçmaz kervan geçmez bir diyar'dı. O yüzden sessizce gömdü mektubunu kalbine. Ne zaman annesine okumak istediyse o yollayamadığı mektubu, annesinin  yüzüne okumaya yeltense de gönlündeki mektubu, annesi ona baygın gözlerle bakınca o unuturdu mektubu ve boğazında düğümlenen harfleri. Okuyup devlet ricali olmak istedi ama baba mesleği ticaret onu daha çok cezbetti. Öyle de yaptı. Hepimizin kaderiydi aslında onun kaderi.      

          Liseyi ziya Gökalp lisesinde okurken...

Fakirliğin çekilmez çilesini çekti ama babasının oğlu olduğunu unutmadı. Kimseye el açmadı kimseye yalvarmadı. Kim olduğumuzu yirmilik bir delikanlı sillesiyle yüzümüze çaldı. Herkes devrimci olmaya karar verirken, O hep yüksek dağların eteğinde olan köyünde güzel bir devrimin olmasını istedi. Köye elkektrik, köye yol, köylüye konut, köylüye köy...  derdine düştü. O sevdasını babasının yarıda bıraktıklarını tamamlamasına tamamladı ama kendisi yenik düştü bu sevdaya, yüreğinin istekleri ise onu günden güne kemirdi. Öyle bir derde müptela oldu ki bir çare bulunamadı derdine. Sesizce aldı başını çıktı gitti  aramızdan. Bir varmış Bir yokmuş edasıyla...

          O ismiyle müsemma biriydi "Halim'di" Yumuşak huylu uysal biriydi. Giderken kış ile bahar arasında sıkışmış bir günde gitti beka yurduna.

Gökten bir yıldız kayar gibi sadece seyrettik ve gitti. 

Gidişinde yormadı üşütmedi kimseyi.  

O da gitti hepimizin bir gün gideceği o yurda. Gitmesiyle bize de yol göründü. 

Ondan bize kalan tatlı bir anı acı bir gülümseme hoş bir tebessüm...

Selam olsun sana.

selametle kal.

Selamette kal. 

Rahmanın rahmetinde kal.

 

Yorumlar

  1. 😥😥😥😥😥

    YanıtlaSil
  2. Evet şu güzeran-ı hayat bir uykudur bir hayal gibi geçer gider...
    Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

DERİN VADİLERDEN YÜKSEK İDEALLERE...

sumud filosu

MANKURTLUKTAN DİRİLİŞE: KENDİ KERPİCİMİZLE GELECEĞİ İNŞA ETMEK